Her kesimden insana hitap eden akıcı bir kitaptı. Kitapta bölüm bölüm farklı konulardan bahsedildiği için dikkatinizi çekecek bir konu muhakkak çıkıyor. Özellikle bu dönem akademik hayatımda kararlar vermem gerekirken okumak bana birçok şey kattı. Kitabın söyleşi tarzında olması sanki en sevdiğim hocayla dersin son 15 dakikasında yaptığımız sohbet hissini verdi. Tercihen Ortaylı'nın " Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" kitabını okuyup sonra bu kitabı okumak isterdim. Çünkü birçok yerde kitaba atıfta bulunuyor. Bir de birçok kitap önersi veriyor Ortaylı. Özellikle "Yaşamın Kısalığı Üzerine" ve "Dostluk Üzerine" hemen okumayı düşündüğüm kitaplar arasında.
Ölçülü bir hayat yaşayın. Tüketmeyen, kir letmeyen bir hayat... Her eser rüzgâr da savrulmayacağınız, düzenli bir hayat... Neyi öğr eneceğinize, neyi yapacağınıza kendinizin karar verebileceği bir hayat...
Diyeceğim şu ki aklı başında bir insan için en değerli kitap yoktur. Kitabı okumak önemlidir; onu nasıl okuduğun, nasıl hatırda tuttuğun önemlidir. Kitabın kendisi Okumak kadar önemi, değil dir.
Başa dönersek, insan az şeyle mutlu olacağı gibi, her yerde de mutlu olabilir ama kendinden de bir şey vermesi, çabalaması bu karşılıklı alışverişe girmesi gerekir.
Bir şehrin tadını çıkarmak için acaba o şehrin en lüks otelinde mi kalmak gerekir? Mesela bir Paris'i, bir Roma'yı, bir istanbul'u sevmek için illa para mı harcamak gerekir? O sevgili şehrin sokaklarında başıboş dolaşmak da yeter. Yürürsün, yürüdükçe neşelenirsin, neşelendikçe senin gibi neşeli insanlar görürsün; sen onlara neşe verirsin, onlar da sana.