Yaşamak epeydir kitaplığımda bulunan sabırsızlıkla okumayı beklediğim kitaplarımdan birisiydi. İç dünyasını merak ettiğim bir yazarın günlüğünü okuyor olma hissi çok güzeldi. Zarifoğlu’nun 70’li yıllarda tuttuğu bir günlük. Ama öyle sıradan kronolojik günlüklerden değil. Her an kendinizi başka ülke, başka şehir, başka zamanda bulabiliyorsunuz. Kimi zaman Necip Fazılla sohbet ediyor, kimi zaman Zarif Adamın babasıyla olan mektuplarını okuyorsunuz. Şu ana kadar okuduğum kitaplarında da olduğu gibi samimi, içten ve derin bir anlatımı var. Kitabın hepsi düz yazıdan oluşmuyor. Bazı sayfalarda şiirler, mektuplar ve eleştiri yazıları da karşımıza çıkıyor. Severek, sıkılmadan, her sayfayı çevirdikçe merakla okuduğum bir kitap oldu. Öyle sıradan okumak için değil de yavaş yavaş anlayarak okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Her bir sayfasından ayrı anlamlar çıkardığım okunmaya değer bu güzel eseri herkese tavsiye ederim.