Babamla aramızdaki fark biraz da buydu. Bazen aynı şeyi düşünürdük, ama ben yanımdaki insanları incitecekse konuşmaktan kaçınırdım. O ise doğru bildiğinden kuşku duymadan bodoslama dalardı.
Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içinde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez ve gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.
İnsanların isyancı doğduğunu, okulun ise onları boyun eğen, kaderine razı olan, evcilleştirilmesi daha kolay varlıklar haline getirdiğini söylerdi. Geleceğin devrimci önderleri böyle bir yola giremezlerdi! O şekilsiz sürünün içinde boğulup gidemezlerdi.