Dostoyevski’nin ünlü eseri Suç ve Ceza’da “İnsan ne kadar isterse istesin, unutması olanaksızdır. Her şeyin, geçilmesi tehlikeli olan bir sınırı vardır. Bu sınır bir aşıldı mı artık geriye dönüş yoktur.” der.
Her insanın hayatında sınırlarının aşıldığı, sabır taşının çatladığı anlar vardır. O çatlaktan duygular bir cümleyle, bir bakışla, dışarı sızar, İçimizin testisi kırılmıştır artık. O sınır bir geçildi mi, artık ne önceki “ben” kalır, ne de eskisi gibi “biz.”
Unutmak ister ama insan unutmaz. Sadece alışır, sessizleşir, kabuğuna çekilir.
Tıpkı kışın ortasında donmuş bir göl gibi yüzeyi sakin görünür ama altında hala bir yaşam vardır.
Yine de her sabah yeni bir şans verir insana.
O halde haydi o şansa uyan.
Geçmişin ağırlığını taşırken, bu ağırlığı sırtına yükleyenlerle vedalaşıp, ruhunda kalanlarla birlikte yürümeyi, değişmeyi, dönüşmeyi unutmadan.
Günaydın 🧚🏻