Sesizce masanın arkasına geçti, Şapka'yı raftan aldı ve başına taktı. Çok büyüktü; kayıyor, gözlerinin üzerine düşüyordu, tıpkı son taktığında olduğu gibi.
Öncelikle hikaye çok güzeldi okuduğuma hiç pişman olmadı. Tabii kitabı okurken başta çok emin değildim. Ama sayfaları çevirirken işler değişti. Kitap çok güzeldi yer yer çok eğlendim. Yer yer farklı duygular yaşadım. Kısacası okunur mu?Bence okunur.
İnsanların bu kitabı çok övdüler ben de bu kitabın kapağını ve yazarı çok sevdiğimden aldım. Konusu ilgi çekiciydi ama mantık hataları ile doluydu. Örneğin anakarakter zamanda yolculuk yapıyor ve kendini MS 79 Romasında buluyor. Bir tünelde geçiyor tünelde telefonu çalışmıyor. Ana karakterin arkadaşı da “Bu tünelde mağarada 21. Yüzyıl aletleri çalışmaz.” Diyor ama mağarada tünel artık her neyse el feneri çalışıyor. Yahu el feneri 21.Yüzyıl aleti değil mi? Meşale deseniz olmaz mıydı? Neyse işte ana karakterimiz MS 79 yılının Romasında buluyor kendini. Ama ne Roma MS 79 dediğime bakmayın ütü basmak tabiri, saç maşası, günümüz hizmetçi kıyafetleri kullanıyor. Ya kitapta MS 79 yılının Romasında bildiğimiz trampetli bando takımı var. Daha bunun gibi bir sürü mantık hataları var. Ben mantık hatalarına takılan biriyimdir. Özellikle de tarihi fantastik romanlarda.Bir de zengin Romalıların şişman tasvir edilmesi. Antik Roma da şişman varsa da çok az vardır. Bazı karakterlerin hikayeleri daha iyi anlatılabilirdi. Örneğin Leo ve Rom ya da Mirabella. Ya Mirabella neden o palyaço balıklarının gözlerini yiyor. Ona sihirli güçler mi veriyor, gençlik mi güzellik mi veriyor? Hiçbir sebebi yok. Ayrıca palyaço balıkları göz yaşı dökmez. Hele kanlı hiç…Yazar balıkların sihirli olduğunudan falan da bahsetmiyor. Ya ana karakterin Fen lisesine gitme Anadolu lisesine gitme olayı çok oldu bittiye getirilmiş. Sonu güzeldi bazı karakterlerin hikayesi güzeldi ama kitap çok saçmaydı. Okunur mu? Bence kesinlikle okunmaz.
Son Bakış KöprüsüNehir Aydın Gökduman · Timaş Genç Yayınları · 202541 okunma
Ben ilkokul ya da ortaokul yıllarında bu kitabın filmini izlemiştim. Filme bayılmıştım aşık olup tekrar tekrar izledim, çok güzeldi. Tabii aradan geçen zamanla filmi unuttu tabii yakın zamanda çıkan yeni baskıyı görünce aklıma yıllar önce severek izlediğim film aklıma geldiğinde “Aaa bunun kitabımı varmış?” Diyip hiç düşünmeden aldım kitabı. Kitabın her sayfasını okurken asla pişman olmadım. Her sayfasını okudum filmde olan kitapta da olan benzerlikleri, filmide olmayıp kitapta olan, kitapta olmayıp filmide olan her sahnesini hatırladım. Kitapta Jess’in müzik öğretmeni “Hadi müzeye gidelim.” Dediği kısımlarda Jess’e “Gittme.” Demek istedim. Öyle içine çekmişti kitap. Kısacası sonu, başlangıcı, ortası hem üzüldüm hem eğlendim hem de her duyguyu yaşatı bana. Okunur mu? Kesinlikle okunur.