Hangi anının üstüne eğilsem, bir huni gibi içine çekiyor beni, benden daha iyi daha derinden boşalmak için. Ve bu oldukça daha bir körükleniyorum anılarımdaki bensizlik.
"Tenimin içinde bir uzaklığım ben."
Önce annem vardı. Ve annemin sesi, gözü, eli vardı her sözcükte. Soluklarımın saymanıydı annem. Evdi, bahçeydi, odaların toplamıydı. Ve her şeyin üstünde silinmesi olanaksız bir toz gibi çökelleşmişti.