Madame Tutli Putli

Geceyarısı, karanlık bir bozkırda Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım içinde onca insan, içinde dünya... Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkum Ve bilmeyen sonsuzluk nedir, Haklı olan kim bu kargaşada? Ateş ve su, yaşam ve ölüm, irin ve şiir Ucu bucağı olmayan bu çığlığın Ortasında nasıl barışılabilir? Anlamak isterim, hangi yasa Bir beşikle bir darağacını Aynı ağaçtan, ne adına varedebilir? Ahmet Erhan
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Şimdi gece, bindokuzyüzseksenikiyle Üçyüzaltmışbeşi çarp - oradayım işte Yorgun değilim, umarsızım yalnızca Geçmişle geleceğin öpüştüğü yerde bir nokta gibiyim ve çoktan dürüldü defterim
Ahmet Erhan Beynime bir sarkaç gibi vuruyor sorular Neresinde yanıldık biz bu yaşamın?
"Çiçeğin ağırlığından kırılan bir dal gibi.."
İnsanın iki zamanı vardır ve ikisi de gerisindedir.. Bir türlü geçmeyenlerle dolu olan geçmiş ve bir türlü gelmeyenlerle dolu olan gelecek..