Kitap son derece macera doluydu. Maceraseverler için başucu bir kitap niteliğinde tavsiye edebilirim. Katıldığım bir edebiyat kampında sevdiğim bir yazarın Robinson Crusoe’yu defalarca önermesi beni bu kitabı okumaya can atmamın temel sebebi oldu diyebilirim. İlk orada tanış oldum. Sonrasında değineceğim üzere iyi ki de okumuşum. Kitabı okurken her satırda özellikle kitabın ilk kısımlarında kendimde biraz Robinson Crusoe’luk hissettim. Çünkü ben de hayatımla ilgili kararlarımda Robinson gibi gözümü kararttığım zamanlar oldu. Bu kitap işte öyle bir zamana denk geldi. Sonuçta Robinson babasının o kadar içten ve sevgi dolu nasihatlerini dinlemeyip denizlere açılıyor. Ancak talihin cilvesiyle bir gemi kazası sonucu hayatı beklenmedik şekilde ıssız bir adaya sürükleniyor. Böylece rastlantısal ve mucizevi olaylar zinciriyle dört tarafını çit gibi kuşatan bir maceranın ortasında buluyor kendini. Buna rağmen kendisini Tanrı’nın iradesine teslim eden Robinson aklı ve cesareti sayesinde benzeri nadir görülen umut dolu mutlu bir sonla noktalıyor hikayesini. Bu sonuç kendisi için de sürpriz ve şaşırtıcı oluyor aslında. Robinson, sonunu hiç düşünmeden atıldığı yeni yaşamında denizin akıntılarına boyun eğmeyen, azimli kişiliğiyle gemisini deyim yerindeyse kanosunu nasıl demirlediğini, ruhumuzda bıraktığı çoşkuyu,umudu, cesareti, inceliği, iyi niyeti nasıl da canlandırdığını yalın bir üslupla nakış nakış sunuyor okuyucularına. Böylece Robinson derinlerimizdeki egzotik yerlere yelken açma istediğini uyandıran, hepimizin seveceği, kendisinden bir şeyler bulacağımız bir karaktere dönüşüyor.
Kalemine sağlık Danıel Defoe.