Bir ırmak boyunca uzanmak, geçip gitmek, sularla birlikte akmak, kımıltısız telaşsız. Ölüm içimizde geviş getirirken, kendi kendine söylenip dururken...
Emil Michel Cioran
Hissetmiyorsun, felaketinin paramparça kalbinde, bozulmuş aklında yattığını hissetmiyorsun, dünyanın bütün kralları bir araya gelse bile sana yardım edemez.
Başının üzerindeki gökyüzü tunca dönüştüğünde, etrafındaki toprak susuzluktan kuruduğunda yağmur duasına çıkan bir çiftçi gibi ben de defalarca kendimi yere atıp Tanrı'dan gözyaşı diledim.
Şayet gidersen, şayet bu çevreden ayrılırsan, onların geleceğinde senin yokluğunun oluşturacağı boşluğu hissederler mi acaba, ne kadar sürer bu? Ah, insan öyle fani ki, yaşadığından gerçekten emin olduğu bu dünyada bile, varlığının tek bir gerçek iz bıraktığı bu dünyada bile, sevdiklerinin ruhunda ve hatıralarında o da sönüp kaybolacak, hem de çok çabuk!
Ruh halim her an değişiyor. Bazen yaşamda insana sevinç veren bir durum beliriyor, ah, sadece bir an sürüyor bu! Kendimi düşlere kaptırınca, şu düşünceden kurtulamıyorum.