Bulgar yaşamında kişisel günlük ve benzer türlere ait güçlü bir gelenek olmamıştır. Bu da bizim kişisel meseleler konusundaki içsel suskunluğumuzun bir parçasıdır. O daima iyi saklanmış bir sırdır.
Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. Öyle olaylardan sonra kişisel takvimimiz değişiyor ve yeni çağlar açılıyor. Şöyle demeye başlıyorsunuz “a bu babam ölmeden önceydi”