...Ve kendi odalarımıza sahip olursak;özgür yaradılışlı olup ne düşündüğümüzü tam olarak yazabilecek cesarete sahip olursak;ortak oturma odalarından biraz kaçıp insanları sürekli birbirleriyle olan ilişkileri içinde değil de hakikatle olan ilişkileri içinde görürsek; aynı zamanda gökyüzünü ,ağaçları ya da kendi içlerinde her ne varsa onu görebilirsek;dört elle sarılacağım bir elin olmadığı, yalnız başımıza devam etmemiz gerektiği ve bunun sadece erkeklerin ve kadınların dünyasıyla değil , gerçeklik dünyasıyla alakalı bir durum olduğu hakikatiyle yüzleşirsek işte o zaman fırsat doğacak....