Daha dün yapıp ettiklerimi, okuduğum bir kitapta yazılanları, bir şiirin beni etkileyen çarpıcı dizelerini unutuyorum da çocukluk neden zamana karşı böyle dirençli olup durmadan kendini hatırlatıyor? Çocukluk, unutulmayanlardan mürekkep bir zamanın adı mı acaba?
Bu coğrafyada siyaset öteden beri çok erkeksi. Dolayısıyla, oturup konuşmaya ve uzlaşmaya değil kavgaya meyilli; talepkar olduğunda, milliyeti fark etmez, vatandaşların bu "küstahlığını" yumruklamayla, özgürlük alanlarını sürekli taciz edip sınırlamayla kendini tekrarlıyor..
İstediğim gibi olmak istiyorum- çılgınlık perdesinin ardında. Bütün gün çiçeklerle ilgileneceğim; acıyı, aşkı ve şefkati resmedeceğim, başkalarının aptallıklarına yürekten güleceğim, herkes benim için, "Zavallı çıldırdı," diyecek. Öyle bir dünya kuracağım ki ben yaşadığım sürece, bütün dünyalarla uyum içinde olacak. Yaşayacağım gün, saat ya da dakika, hem bana hem de herkese ait olacak...