Onu bir daha görmeyeceğine kanaati vardı. Ümidi olsa yine parmaklarında günleri saymaya başlayacak; saatler gün, günler yıl gibi uzayacak, kararsızlıklar içinde isteyecek, bekleyecek, perişan olacaktı.
Fakat O bir daha mezarlarından dönmesine imkan olmayan ölüler gibiydi.
Sevda şimdi kalbimden dudaklarıma çıktı. O artık birini ötekinin unutturduğu buselerle bir nağme, bir tebessüm gibi yalnız dudaklarımda yaşayacak. Mamafih belki mesut olmak için de asıl çare budur: Sevdayı dudaklardan öteye bırakmamak, zehir gibi kalbe inmesine meydan vermemek.