......Ama o, böyle yapmadı gene de. Güzel yüzünün arkasına saklanmadı. Bir zaman daha bir şey söylemeden, öylece bekledi. Sonra öyle bir, “Kaancığım, canım, çok affedersin, bilmiyordum, seni kırdıysam üzgünüm!” deyişi vardı ki, kalbin taştan, dışı da betondan yapılmış olsa Meyra’nın özrünü kabul ederdin.
O gün gayet iyi anladım ve bu yüzden, “Sevinci ve üzüntüyü yüzüyle, gözleriyle ve mimikleriyle en iyi yaşayan ve etrafına anlatabilen bir insandı!” dedim onun için.
Fatih Altınbeyaz-Aşk Ekmek ve Ölüm