Sonsuzdu sana olan bekleyişlerim.
Kadere inattı sanki...
Derinden en derinden bağlıydı yüreğim,
Verdiğin acılara rağmendi her şey...
Gecenin zifiri karanlığında gözleri
kapalıyken bile seni hissetmekti...
Susup bir kenara çekilesice değilde bağır çağır yokluğunu haykırmak gibiydi...
Ellerin ellerimden kayıp giderken bile dolu dolu
Gözlerle sana hisler biriktirmekti düşüncelerimde,
Şimdi git yalan duygularla karanlık bakışların esiri olmandır dileğim...
Bekle Beni, edebiyat dünyasında üzerine çok konuşulan eserlerden biri olsa da, beklentiyi aşan bir yapıdan çok sakin ve ölçülü bir okuma deneyimi sunuyor. Okunmaya değer; çünkü okuru duygusal olarak yakalayan ve düşünmeye sevk eden bir tarafı var. Ancak yaratılan etki, çoğu zaman söylendiği kadar sarsıcı değil.
anlatımda ani geçişler ve kopukluklar dikkat çekiyor. Bazı bölümlerde olaylar hazırlıksız bir şekilde değişiyor ve okur kendini bir anda başka bir sahnenin içinde buluyor. Bu durum, “Bu noktaya nasıl geldik?” sorusunu sıkça akla getiriyor ve metnin akıcılığını zaman zaman zedeliyor.
Sonuç olarak Bekle Beni, abartıldığı ölçüde güçlü olmasa da, duygusal derinlik arayan okurlar için okunmayı hak eden bir eser. Büyük bir edebi iddiadan çok, sessizce düşünmeye alan açmasıyla değer kazanıyor.
/// küçük bir alıntı///
"Ve o anda şunu hissettim Selim: Vatan haini değildik; bizi vatandan uzaklaşmak zorunda bırakanlardı hain"
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
Ama insan, yüzyıllardır kendi soyunu sanatla, felsefeyle, bilimle hayvandan daha iyi bir seviyeye yükseltmeye çalışmamış mıydı? Belki öyleydi, belki de bu insanlığın en büyük yanılgısıydı
Sık sık düşünüyor: İşkence, insanın buluşu. Tekerleği bulan o zeki, yaratıcı insan soyu, belki de tekerlekten önce işkenceyi icat ediyor. Hayvanlar âleminde böyle bir şey yok; ne içgüdüsel ne bilinçli. Öfkelenebilirler, hırlayabilirler, bir aslan kükrer, bir köpek dişlerini gösterir ama acı çektirmeyi bilmezler, çünkü onu icat etmemişler. İşkence, insanın kötü zekâsının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış, bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş, bir zevk gibi kullanılmış. Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat.