dessie

Puan vermedi·198 syf.·
2025 20. kitabı
Buraya nasıl hissettiğimi biraz anlatayım. Çünkü ya bir şeyler yazıcam ya da ağlayacağım. İkincisini seçmek istemiyorum. Ben bu kitabı ilk okuduğum zaman liseye gidiyodum ve o zaman da bir amcam ve bir dayımı kaybetmiştim. O zaman okuduğumda Holden bana acayip yakın gelmişti. Davranışlarını çok mantıklı buluyor ve düşüncelerini çok anlamlı görüyordum. Ya ben de Holden gibi biraz ergen olduğumdan ya da onun gibi kaybın izlerini yüreğimde taşıdığımdan. O zamanlar Holden’in yüreğinde bir kocaman açık bir yara ile dolaştığını tam olarak anlayamamıştım belki de ya da kendi yaram bana yettiğinden fark edememiştim. Sonra yıllar geçti ben geldim 24’e ve birkaç ay önce bu defa da dedemi kaybettim. Bu kitap onun vefatından iki ay sonra fısıldamaya başladı bana. Aldım elime okuyayım diye ama bir türlü giremedim içine. Sonra aldım bu defa okuyayım tamamen acaba lisede hissettiklerimi hatırlar mıyım diye. Bu defa Holden bana daha farklı göründü tabii. Pervasız olduğunu düşündüm, dedim ki ne kadar gıcık davranışları ve fazla bilmiş düşünceleri var bu çocuğun! Ben nasıl bir bağ kurmuşum ki onunla? sorusu dolandı durdu kafamda. Büyüyünce insanın gözüne nasıl da batıyor her şey. Ama sonra gördüm, kitabın daha ilerisine gidince Holden’in yarasının farkına varabildim. Bu defa aynı yaraya sahip olduğumuzu farkedebildim. İşte öyle farkettim Holden ile neden bir bağım olduğunu. Ben de onun gibi çavdar tarlasındakileri korumak istiyorum, farketmez benim için yetişkin veya çocuk olması, ben de kaybolmalarını istemiyorum. Öldüler diye sevmeyi bırakmak, “seviyordum” demek istemiyorum, geçmiş zamana karışsınlar istemiyorum. Holden ve ben tamamen aynı değiliz, bir zamanlar ikimiz de ördeklerin nereye gittiğini sorguluyorduk ve belki kendimize göre cevaplarımız da var. Ama onunla benzediğimiz
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma