Selahattin Kudüs’ü, altınları istif etmek veya intikam almak için fethetmemiştir. Kendi açıklamasına göre, Allah’a ve imanına karşı ödevini yerine getirmeye çalışmıştır, o kadar. Onun asıl zaferi, kutsal kenti istilacıların boyunduruğundan fazla kan dökmeden, yıkama yol açmadan, kin uyandırmadan kurtarmasıdır. Onun mutluluğu, o olmasa hiçbir Müslümanın namaz kılmayacağı bu kutsal yerlerde secdeye varabilmektir.