Bedenim sokaklara, daracık yollarak dalarken, ruhum da bir duygular labirentine dönülerek karmakarışıklaşır. Gerçekdışılık kavramını, varoluş yansıması kavramını acıklı bir makamda bize öğretebilecek, evrenin işgal ettiği yerin nasıl boştan da öte olduğunu mantık yürüterek değil, somut olarak [...] açıkça [...] anlatabilecek her şey; bunlar, geri kalan her şeyden kopmuş, zihnime yuvalanmıştır.
Duyumların faaliyet alanı olan ruhum, bazen benimle birlikte, bilinçli olarak, geceleyin, kendimi başka türden bir varlığın düşlerinden bir düş gibi hissettiğim o donuk saatlerde, gaz lambalarının [...] aydınlığında, arabaların gelip geçici gürültüsğ içinde şehrin sokaklarında dolaşır.