Öte yandan kimi zaman da, hala seviyorken, gönlünüz hala düşükken, gecenin ortasında uyanırdınız, ay ışığı pencereden sızıp onun uyuyan yüzüne vurur, göz çukurlarının gölgelerini gün ışığında olduğundqn daha koyu ve derin yaparken, şöyle düşünürdünüz: Ne yaptıklarını kim bilir, kendi başlarına ya da diğer erkeklerle? Ne söylediklerini ya da nereye gideceklerini kim bilebilir? Gerçekte ne olduklarını kim söyleyebilir? Gündelik görünüşlerinin altında.
"Kadınların, gösterişsiz kıyafetlerle süslenmelerini isterim" diyor. "Edeple ve ağırbaşlılıkla; saç örgüleriyle, altınlarla, incilerle ya da pahalı giysilerle değil;" "(Tanrı yolunda yürüdüklerilerini ileri süren kadınlara yaraşır biçimde) iyi işlerle."
"Kadın sükunet ve tam bir teslimiyetle öğrensin." Burada üstümüzde gezdiriyor bakışlarını. "Tam teslimiyet" diye tekrarlıyor.
"Ama bir kadının öğretmesine izin vermiyorım, ne de erkek üzerinde hakimiyet kurmasına, sessiz kalsın yeter"
"Çünkü önce Adem yaratıldı, sonra Havva"
"Ve kandırılan Adem değildi, kadın kandırılıp günah işledi"
"Bununla birlikte, çocuk doğurmakla kurtulacaktır; yeter ki iman ve sevgi ve basiretke birlikte kutsallık üzere olsun"