Görmeye alıştığı her şeyin hemen hemen iflas ettiği, yaltaklanmanın takdir, yılışmanın şefkat yerine konmadığı, yüzleşeyim derken yüzsüzleşenlerin rıza bulmadığı, hiçbir sahte özrü bağışlamanın helal olmadığı, haklı hissetmenin ucuz, sorumluluk duymanın paha biçilmez sayıldığı, sonu gelmez mutluluk diktatörlüğünde sapkınca peşinden koşulan heveslerin tutkuları alt edemediği, kısmetle baht arasında tepe sersemi gezinenlerin erişemediği, vakti gelmeyen bir dünyayı aramanın kahramanlık olduğu, mülkiyetçi arzuların atıl kaldığı yeni çağına geçmek üzere iskeleyi terk ederken, hiç bakmadı arkasına.
"Bir kere bu söyleyişler kederden türedi, günlük hayatın sıkıntılarından değil. Sıradan bir olumsuzluğu büyük acılardan kalan deyişlerle anlatırsan, asıl keder görünmez hale gelir. "