Sefa Ayıcı

Sefa Ayıcı
- Adana/ ÇÜ - Kitapilizm temsilcisi
Öğrenci
Adana
20 Temmuz
155 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Bir zamanlar diyordum ki: Bu Türk'tür, bu Bulgar'dır ve bu Yunan'dır. Ben, vatan için öyle şeyler yaptım ki patron, tüylerin ürperir; adam kestim, çaldım, köyler yaktım, kadınların ırzına geçtim, evler yağma ettim. Neden? Çünkü bunlar Bulgar'mış ya da bilmem neymiş. Şimdi sık sık şöyle diyorum: Hay kahrolasıca pis herif, hay yok olası aptal! Yani akıllandım, artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır, şu kötü. İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk! Hepsi bir benim için. Şimdi, iyi mi, kötü mü, yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça da, buna bile bakmamaya başladım. Ulan, ister iyi, ister kötü olsun be! Hepsine acıyorum işte. Boş versem bile, bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum, bu fakir de yiyor, içiyor, seviyor, korkuyor, onun da tanrısı ve karşı tanrısı var, o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek. Hey zavallı hey! Hepimiz kardeşiz be... Hepimiz kurtların yiyeceği etiz.
Sefa Ayıcı tekrar paylaştı.
"Tanrı benimle ne kastetmiş olabilir?" Kierkegard'ın bu tutkulu sorusu ilahi plana, ilahi adalete ve ilahi ironiye inananlar için sarsıcı bir münacata dönüşüyor. Tanrı'nın kastını merak etmek... Tanrım, yaşadığım bu deneyimle bana neyi, kimi işaret ediyorsun?
Sayfa 29 - "Hakiki Muhatabı Tanıma Rehberi", Muhit Kitap, 1. basım, Ekim 2024·Kitabı okudu
Alıntı
Sefa Ayıcı tekrar paylaştı.
Yaşadığımız güne getirdiğimiz şey, bir önceki gündür, hayat dediğin de önceki günleri sırtında taşımaktan ibarettir, nasıl ki taş toplayan bir adam an gelir topladıklarını taşıyamaz olur, biz de bir gün gelir sırtımızdaki günlerin ağırlığı altında eziliriz ve konu kapanır, yani insanın son günü, başka bir günün önceki günü olmayan bir gündür.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Edebiyat
Sefa Ayıcı tekrar paylaştı.
“Hep aynı konudaki faydasız arayışlar ve konuşmalar insanların zamanının en değerli bölümünü dolduruyor ve gücünün en büyük kısmını tüketiyordu. Ve sonunda geriye değersiz, önemsiz, kısa ve rezil bir hayat kalıyordu ve bundan hiç kaçış yoktu. Sanki insan hapishanede veya tımarhanedeymiş gibi.”
Edebiyat
“Antonio beni aşağıladı. Tam yarım milyonuma engel oldu. Kayıplarıma güldü, kazancımla alay etti. Irkımı küçümsedi, anlaşmalarımın önüne geçti. Dostlarımı benden soğuttu, düşmanlarımı kızıştırdı. Sebebi neydi Yahudi olmam… Yahudi gözlerim mi var, Yahudi ellerim mi var? Bedenim, boyum, duygularım, tutkularım, hislerim… Aynı yemekle besleniyoruz, aynı silahlarla yaralanıyoruz, aynı hastalıklara yakalanıyoruz, aynı şekilde iyileşiyoruz. Hıristiyanlarla aynı yazda, kışta ısınıp, üşüyoruz. Bizi keserseniz, kanamaz mıyız? Şaka yaparsanız gülmez miyiz? Ve bize zarar verirseniz intikamımızı almaz mıyız? Siz ve diğerleri gibi isek; sizlere benziyor isek, bir Yahudi, bir Hıristiyana haksızlık ederse eğer, cezası nedir? İntikam mı? Bir Hıristiyan bir Yahudiye haksızlık ederse onun cezası ne olur? Hıristiyan bir örnek verin. Hadi bir örnek verin bana! İntikam mı? Bana öğrettiğiniz alçaklığı göstereceğim sizlere!”