Yunus gündoğdu

Yunus gündoğdu
@Devran13
Şimdi biraz daha özgür , çok daha az şey bilen ve dünyaya daha çok mahçup biri ...
Öğretmen
Üniversite
Bitlis /Tatvan
Tatvan
11 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Kasım 22 kaz’ım İnsanlara karşı iyi niyetlerim ,sonsuz bir boşluk kadar uzun ama kalbim sonrasını kaldıramayacak kadar kısa .
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Düşünüyorum da ; düşünmesem ne yapacaktım acaba ... Seviyorum sevmesem ne olacaktı acaba. İçiyorum da içmesem ne yapacaktım.. Düşünüyorum ! Hersey düşünmekle alakalıymış . Düşünmeden hareket etmenin sonucu sonradan düşünmeye mal oluyormuş. Bir düşünün bakalım (:
Gelip size zamandan söz ederler  Yaraları nasıl sardığından ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.  Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.  Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.  Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,  öyle düşünürler.  Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak,  sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle  yeniden kucaklaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla  başetmek, uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır. Zaman  Alır sizden bunların yükünü  O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar  dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir  yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.  O boşluk doldu sanırsınız.  Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir. Gün gelir bir gün  başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide  o eski ağrı  ansızın geri teper.  Dilerim geri teper. Yoksa gerçekten  Bitmişsinizdir. Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır  anlamları, önemi kavranır. Bir zamanlar anlamadan yaşadığın  şey, çok sonra değerini kazanır. Yokluğu derin ve sürekli bir sızı  halini alır.  Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan  Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır... Murathan Mungan
Sana büyük bir sır söyleyeceğim zaman sensin Zaman kadındır ister ki Hep okşansın diz çökülsün hep Çözülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına Bir taranmış Bir upuzun saç gibi zaman Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın Bu mavi çanaklarda kan gibi durdurulmuş zamanın işkencesi Buysa daha beterdir giderilmemiş istekten bitmez tükenmezcesine Göz susuzluğundan sen yürürken odada Ve bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini Daha beter seni kaçak Seni yabancı bilmekten Aklin ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan Tanrım ne ağırdır sözcükler asıl demek istediğim bu Hazzın ötesinde sevgilim dokunurluğun erimi dışında bugün sevgim Sen ki benim saat-şakağımda vurursun Boğulurum solup alıp vermesen Tenimde bir duraksar ve yerleşir adimin Sana büyük bir sır söyleyeceğim her söz Dudağımda bir dilenen zavallı Acınacak bir şey ellerin için kararan bir şey bakışının altında
cehenneme kurulan kamp ben iki elimde iki hançer kıpkızıl günahlar örmüşüm bu eller benim ellerim cennetten kovuldular kan kusan geceye nehir nehir tükrükle boğulan, ezilen, lanetlenen irin yüklü bakışlardan bu kaçıncı kaçışım? bu kaçıncı saplayışım tırnaklarımı yüreğime? ama ölmedim neden ölmedim? öptüm ölümün kaynamış tutkal kokan ağzından kara kara yengeçlerin yuva yaptığı ışık değmemiş ıslak saçlarına astım kendimi belki bin yıl sallandım durdum ama ölmedim neden ölmedim? bıktım bu dost cüceler ülkesinde dev yalnızlığımı sırtımda taşımaktan yorgun alnımdan iri terlerin aktığı kör kuyulara yılanların ve akreplerin ve ısırgan böceklerin susuzluğunu gideren bu denizler benzindi hep ve hep ne varsa deniz denilen kıyılarda ateşler yaktım ama ölmedim neden ölmedim?