Çocukluğumdan beri belki ilk defa olarak, hayatımın sebepsizliğini ve boşluğunu düşünerek içim ezilmeden, “Bugün de geçti işte... Ve bütün günlerim hep böyle geçecek, sonra ne olacak sanki! " demeden uykuya daldım.
Henüz salonu terk etmemiş olan müşterileri, hatta orkestrayı, gülerek selamlamak için kuvvetli bir arzu duyuyordum. İçimde birdenbire bütün insanlarla sarmaş dolaş olmak, uzun yıllar birbirinden ayrı kaldıktan sonra nihayet kavuşan dostlar gibi çoşkun bir muhabbetle herkesi öpmek arzusu vardı.
“Kapıya kadar peşimden gelen siz miydiniz? ”
“Evet. Demek farkına vardınız! ”
“Tabii... Bir kadın böyle şeylerin farkına varmaz olur mu?"
“Fakat arkanıza bakmadınız! "
“Hiçbir zaman dönüp bakmam..."