(BİR VEDA HAVASI)
İnce bir sitemdir dilimin ucunu yakıp kavuran,
Ateşle mühürlenmiş kelimelerim,
Bir ömrün küllerinden doğan acılarını dizginleyen.
Her biri karanlığın kıyısında, sessiz bir çığlık gibi,
emsalsiz Kaybolmuş rüyaların soğuk kollarında üşüyorum,
Kasvetli gecenin içinde, bir veda türküsü yankılanıyor,
Çözülemeyen bir düğüm gibi sıkıca bağlı,
Zamanın ve yalnızlığın boynuna.
Düş vardiyalarındayım, yalnızlığımın arifesindeyim,
Bir damla gözyaşımda yitmiş umutları topluyorum,
Dilimdeki bütün sözcükleri,çekip gitmek adına,
Bir vedaya sığdırıp, bir tenhada ölesim var.
Tanrı kadar kutsal dostların diyarından
Dilimdeki her harf, her hece,
Bir bıçak gibi kanatırken dudaklarımı,
Gitmek mi zor, kalmak mı daha ağır?
Her adımda bir kez daha kırılırken kalbim,
Geçmişin soğuk gölgesinde tutsağım.
Tanrı kadar yüce, anne kadar kutsal dostların diyarında,
Yalnızlığımdan bir duvar ördüm kendime,
Bir zamanlar parıldayan gözlerimde,
Artık suskunluğun ağırlığı,
Her dost eli, her kardeş omuzu,
Bir hançer gibi saplandı sırtıma,
Kırık bir cam gibi keskin hatıralarla doluyum,