Kütüphane kedisi

Kütüphane kedisi
@Devrimsel
Ekonomik gereksinimlere yalnızca "normal" kişi açısından bakarsak, ortalama robotlaşmış insanın bilinçaltı acısını görmezsek, kültürümüzün insan temelini tehdit eden tehlikeyi göremeyiz. Bu tehlike, bir bireysel yaşama sözüm ona anlam ve düzen getiren bir siyasal yapı ve simgeler sunan, heyecan vaat eden her ideolojiyi ve her lideri kabul etmeye hazır durumda bulunma tehlikesidir. Robot insanın umarsızlığı, faşizmin siyasal amaçları için verimli topraklan oluşturmaktadır.
Reklam
Topluma uyum sağlama ya kendini zorlamak
Demek ki, kimlik yitimi genel eğilime uyum sağlamayı daha da zorunlu kılıyor; kişinin ancak başkalarının beklentilerine uygun bir yaşantı sürmesi halinde kendinden emin olacağı anlamına geliyor. Eğer bu tabloya uygun yaşantı sürmezsek, onaylanmama ve daha da soyutlanma tehlikesini değil, kendi kişiliğimizin kimliğini de yitirme tehlikesini göze alıyoruz demektir, ki bu da akıl sağlığını tehlikeye atmak anlamına gelir.
DİN-SİYASET bütün yetkeler ikilemlerden (kendine güvensizlikten)beslenir.
İsteklerimizin —ve de düşünce ve duygularımızın— ne ölçüde bize ait olmadığını, ne oranda dışardan bize verilmiş olduğunu anlamamızdaki güçlük, ne kadar özgür olduğumuzun ölçüsüdür Düşüncesi ve ruhu özgür olan kişi neyi istediğini bilir.
Yüzlerce şeyi herkes kadar bilmek mi, yok sa birşeyi herkesten iyi bilmke mi?
Yüzlerce dağınık ve birbirinden kopuk olgu, öğrencilerin kafasına tıkılmaktadır; zamanları ve enerjileri daha çok ve daha çok olgu öğrenmekle harcanmakta böylece de düşünmeye pek az enerji kalmaktadır. Elbette, olguları bilmeksizin düşünmek boş ve kurgusal bir edim olarak kalır; ama tek başına "bilgilendirilme" de bilginin yokluğu kadar büyük bir engel oluşturabilir.
hayallerimiz böylece ruhumuzda sızlayan kanlı yaralara dönüştü.
Ergen bireyler gelişmelerini engelleme eğilimi gösteren ve ondan daha zayif olduklari için buyruklarina uymak durumunda bulunduklari diş dünyayla olan çatişkilari sonucunda bir ölçüde düşmanlik ve başkaldiri duygulari taşirlar. Bu karşit tepkiyi ortadan kaldirmak, eğitim sürecinin belli başli amaçlarindan biridir. Bu çatışmadan yorulan birey duygularını dile getirmekten vazgeçmeye başlar ve zaman içinde duygudan da tümüyle vazgeçer.