Kütüphane kedisi

Kütüphane kedisi
@Devrimsel
Seçim propagandalarında ;sloganların tekrarlanması ve asıl önemli konuyla uzak yakın ilişkisi bulunmayan etmenlerin vurgulanması, bireydeki eleştiri yetilerini köreltir. Bütün bunlar reklam ve propagandanın açık açık bireyin önemsizliğini vurguladığı anlamınagelmez. Tam tersine, onu önemli göstererek, eleştirel yargısına, ayrımcılık duygusuna sesleniyormuş gibi yaparak onu pohpohlarlar. Ancak bu aldatmacalar, temelde bireyin kuşkularını köreltmek ve verdiği kararın bireysel olduğu konusunda" kendini aldatmasına yardımcı olmak üzere uygulanan yöntemlerdir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sen sandığın, sen değilsin. Aynada ki yansıman...
Çağdaş insanın çıkarlarına hizmet ettiği, çıkarlarına uygun davrandığı "benlik", toplumsal benliktir, bireyin oynaması beklenen ve temel olarak, gerçeklikte yalnızca toplumda yaşayan insanın, nesnel toplumsal işlevlerinin öznel giysilere bürünmüş görüntüsünden başka bir şey olmayan rolünün oluşturduğu bir benliktir bu. Çağdaş bencillik, gerçek benliğin çarpıtılmasından doğan ve nesnesi toplumsal benlik olan oburluktur, hırstır. Çağımızda insan benliğini sonuna dek ortaya koymasıyla tanımlanıyor gibi görünse de, aslında insanın benliği zayıflatılmış, kişilik bütününün tüm diğer parçalan bir kenara bırakılarak, zekâ ve irade gücünden oluşan bir benlik, bütünün küçük bir parçasına indirgenmiştir.
Bencillik, işte bu kendini beğenmemekten, kendinden hoşnut olmamaktan kaynaklanmaktadır. Kendisinden hoşnut olmayan, kendisini onaylamayan kişi, sürekli olarak kendi benliğiyle ilgili bir kaygı içindedir.
İnsanin, nesnel olarak kendisine ait olmayan amaçlarin hizmetine girerken, öznel olarak kendi kişisel çikarlarinin itici gücüyle hareket ettiğini sanmasi olgusunu nasil açiklayabiliriz?
çağdaş insanın "kendi" düşündüğü ve söylediği şeylerin çoğunun, herkesin düşündüğü ve söylediği şeyler olduğunu, günümüz insanının bu duruma geldiğini unutuyoruz; kendi düşüncelerinin dile getirilmesi işine kimsenin karışamayacağı savına anlam kazandıracak tek şey olan özgün düşünme —yani kendisi adına düşünme— yetisini kazanamadığını unutuyoruz.