Kütüphane kedisi

Kütüphane kedisi
@Devrimsel
Delilikle dahilik arasında Virginia woolf.
Puan vermedi·248 syf.··
2018 106. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2018 21:24
1900 lü yıllarda yaşayan Virginia, entellektüel seçkin bir aileden geliyordu. Ancak çocuk yaşta annesini ve kızkardeşini kaybetmesi yüreğinde derin yaralar bıraktı. Sonrasında üvey kardeşinin tacizine uğradı. Tüm bunlar Virginia nın psikolojisinin günden güne bozulmasına, sinir krizleri geçirmesine neden oldu. Virginia uçlarda yaşayan bir kadındı. Manik -depresif bozukluk (Bipolar bozukluk) o dönem de tedavisi olan bir hastalık değildi. Zaman zaöman hayatı çekilmez hale geliyor, bazen saatlerce konuşuyor, kendine zarar veriyordu. Virginia babasından ölesiye nefret ediyordu. Belki de bu yüzden erkeklere karşı en ufak bir ilgi duymuyor, buna karşın hemcinslerini daha çekici buluyordu. O dönemde eşcinsellik kabul edilemez bir durumdu. Virginia, yahudi yazar Leonard wooolf ile bir evlilik yaptı. karısının kadınlara karşı ,lgisini bilen Leonard ,Virginia hiçbirşekilde zorlamadı. İlişkilerinde cinsellik yoktu fakat birbirlerini çok seviyorlardı. Kitaplarında daha çok kendi ruh durumunu betimleyen yazar, toplumda kadın ve feminizm vurgusu yapan kitaplar yazdı. 2. dünya savaşının başlamasıyla derin bir bunalıma giren çift zaman zaman intihar etmeyi düşünüyordu. Hastalığı iyice ilerleyen Virginia, artık yazamamaya başladı. Bu durum onu içinden çıkılmaz bir ruh haline sürükledi. Sonunda cebine doldurduğu taşlarla denize doğru yürüdü. Sonsuzluğa yürüdü.
Virginia WoolfMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 2018413 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Kütüphane kedisi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.··
23 saatte okudu
·
2018 106. kitabı
Mina Urgan
8.6/10 · 413 okunma
Seçim propagandalarında ;sloganların tekrarlanması ve asıl önemli konuyla uzak yakın ilişkisi bulunmayan etmenlerin vurgulanması, bireydeki eleştiri yetilerini köreltir. Bütün bunlar reklam ve propagandanın açık açık bireyin önemsizliğini vurguladığı anlamınagelmez. Tam tersine, onu önemli göstererek, eleştirel yargısına, ayrımcılık duygusuna sesleniyormuş gibi yaparak onu pohpohlarlar. Ancak bu aldatmacalar, temelde bireyin kuşkularını köreltmek ve verdiği kararın bireysel olduğu konusunda" kendini aldatmasına yardımcı olmak üzere uygulanan yöntemlerdir.
Sen sandığın, sen değilsin. Aynada ki yansıman...
Çağdaş insanın çıkarlarına hizmet ettiği, çıkarlarına uygun davrandığı "benlik", toplumsal benliktir, bireyin oynaması beklenen ve temel olarak, gerçeklikte yalnızca toplumda yaşayan insanın, nesnel toplumsal işlevlerinin öznel giysilere bürünmüş görüntüsünden başka bir şey olmayan rolünün oluşturduğu bir benliktir bu. Çağdaş bencillik, gerçek benliğin çarpıtılmasından doğan ve nesnesi toplumsal benlik olan oburluktur, hırstır. Çağımızda insan benliğini sonuna dek ortaya koymasıyla tanımlanıyor gibi görünse de, aslında insanın benliği zayıflatılmış, kişilik bütününün tüm diğer parçalan bir kenara bırakılarak, zekâ ve irade gücünden oluşan bir benlik, bütünün küçük bir parçasına indirgenmiştir.
Bencillik, işte bu kendini beğenmemekten, kendinden hoşnut olmamaktan kaynaklanmaktadır. Kendisinden hoşnut olmayan, kendisini onaylamayan kişi, sürekli olarak kendi benliğiyle ilgili bir kaygı içindedir.