Bastırılmış öfke,derin bir depresyona ve hastalıklı düşüncelere neden olur.Bastırılmış öfke aynı zamanda kişinin diğer duygularını da yaşamasını engeller; bu kişiler sevgi ve şefkat duygularına kapalı kalırlar.
Kendime rağmen, kendimden nefret etme mekanizmasını durduramıyordum. Özellikle, gecelerim korkunç geçiyordu. Gecelerimi ya uykusuz ya da kabuslarla dolu geçiriyordum. Kabuslarımda kendimi, yardıma muhtaç, korkmuş ve zayıf bir çocuk olarak görüyordum. İlkokul beşte sınıfta kaldığımda yaşadığım utanç dolu anları tekrar tekrar yaşıyordum. Sanki o zamandan beri, hiç büyüyüp, gelişip, bir değişim geçirmemiştim. Ne o içimde barındırdığım kafası karışmış zavallı çocuğa, ne de onun büyüyüp genç adam olmuş haline acıyordum. Bana göre “büyümek” ne yazık ki, başarıyla özdeşleşmişti. Küçük bir beceriksizlik, kafamdaki bu kırılgan, zayıf düşünceyi sarsmış ve beni neredeyse içinden çıkılmaz bir depresyona düşürmüştü.
Psikolojik olarak kendimi acımasızca dövüyordum.Bunun nedeninin büyük ölçüde, kendi yarattığım gerçekdışı,mükemmel ve erişilemez "ben" olduğumu anladım.