Bütün gün, ne ettiğimi bilmeden dolaştım. Çoktandır
ne yaptığımı bilmiyorum. Ancak böyle dolaşırsam
bir şeyler görebiliyorum. Yoksa gözümü dört açsam
nafile! Böylece hiç kimseyi, hiçbir eşyayı, hiçbir
olayı dört başı mamur gördüğümü ve duyduğumu
iddia edemem. Daha çok işin hiç lüzumsuzunu,
teferruatını kılı kılına görüyorum, duyuyorum da
esaslı kısmını kaçırıveriyorum. Beni bir şahitlige
çağırsalar hapı yuttuğumun resmidir. Sokakta bir
adamın bıçak çektiğini göz önüne getirin. Ben biçak
görmem de, bıçağı çekenin kaşlarına takılırım. Bıçak
yiyenin fışkıran kanını, yüzündeki acıyı görmem de,
münasebetli münasebetsiz bir şey görürüm.