İnsanlarla en içten biçimde arkadaş oluyor ve bunun gerçekten ömür boyu süreceğine inanıyor ve günün birinde bu her şeyden çok takdir ettiğimiz, hayranlık duyduğumuz, hatta sevdiğimiz insanlar tarafından hayal kırıklığına uğratılıyor ve onlardan tiksiniyoruz ve onlardan nefret ediyoruz ve onlarla hiçbir ilişkimiz kalsın istemiyoruz....
Yargılarımızın sadece yanlış değil, değişken olması da bize zarar verir. Savrulur, birbiri ardına farklı şeylere tutunuruz. Daha önce istediğimiz şeyleri bırakır, bıraktığımız şeyleri yeniden ararız. Arzumuz pişmanlığımızla sürekli yer değiştirir. Zira tümüyle başkalarının yargılarına bağlı kalırız, gerçekten övülmeye ve istenmeye layık olan bir şey değil de isteyeni ve öveni çok olan şey bize en iyi şeymiş gibi görünür. Yolu, kendisine değil, geri dönenlere ait olmayan ayak izlerinin çokluğuna bakarak iyi ya da kötü sayarız.