Milyonlarca insan derin, akıllara durgunluk veren bir yoksulluğun içinde doğarak yaşamakta ve ölmekte. Bu böyle mi olmalı? Birçoğu doğuştan zeki olan milyonlarca insanın hayatı akılsız hayvanlardan farksız. Milyonlarca kardeşimiz kaba, acımasız ve ahlaksız bir ruha sahip.
Bütün bunlar kader midir? Yüzlerce aşağılayıcı ve onur kırıcı " böyle mi olmalı " sorusundan utanç duyuyor musunuz? Toplumun bütün kesimlerine sirayet eden utanç verici aptallık ve umursamazlık da kader olarak mı görülmeli?
Ziraat, hayvancılık, tugla yapımı, kağıt ve kumaş üretimi gibi alanlarda gelişmeye önem verilmiş, fakat milyonlarca emekçinin beyni, kalbi, sağlığı ve hayat koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini kimse düşünmemiş ve düşünmek istememişlerdir.
... ama bu yaşananlardan kimse ders çıkarmıyor. Yeni işbaşına gelen politikacılar eskiden beri süregelen aptal, yırtıcı ve hain oyunu tekrarlayıp duruyorlar. Devletin sınırlarını genişletmek için çaba gösterirler, fakat hükmettikleri topraklarda zeka, bilgi ve halk vicdanının gelişmesine göz yumarlar.
Çok büyük devletler ortaya çıkmakta fakat halkları fakirlik ve açlıkla boğuşmaktadır. Milyonlarca insan cehaletin pençesinde, zeka ve maneviyat olarak geri kalmış durumdadır.