Çünkü nerede olursam olayım - bir gemi güvertesinde, Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bangkok'ta - hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş hayatımda bunalıyor olacaktım.
Sanırım öbür kızların çoğu gibi coşku içinde olmam gerekiyordu ama içimden hiçbir tepki göstermek gelmiyordu. Tıpkı bir kasırganın merkezindeki sakin bölge gibi durgun ve bomboştum, çevremdeki karmaşanın içinde yuvarlanıp gidiyordum.