Yazılası bir eylülü tüketeli çok oldu, terkedi(li)şler hepsi birer bahaneyken kaçırdım hazan mevsiminin en yalancı eylülünü,
Birde kasım var diyorlar, okurken sana dair cümleleri,
Ne kadar da çok hata yapmışız
Olmayacak bir biz hayal etmek gibi oysa kasım
Gelir o da bir kaç güne
Ucuz romantikliklermiş bunlar hayatı ucuza yaşayan bir fahişeden duydum
Oysa şiirler ucuz değildir demiştin
Fahişe diyorum bu yazıda kusura bakma biber sürülesi ağızıma yalanlar sığdırdım
Dank eder dedikleri şeyi ( oraya istediğini koyabilirsin) yaşadım
Uyağı redifi olmayan şeyler yazınca daha çok tutuyor, birde ölülerin nabzı daha
Tamam tamam girmeyelim o konuya hiç...
Artık toparlamaya çalışsamda olmuyor, çorap sökü
Diycem aklıma gelecek kasım soğuk olacak havalar üşüyecek ayakların sıkı giy dikkat et
Hastalık ayaktan girermiş
Nedir bu iyi niyet dilekleri aptalca değil mi
Hem bi ton aptallığın içinde bunun lafımı olur, olur!
Hepimiz biraz yalancıyız,
Biraz ha(y)in,
Biraz azz
Çoğu zamanda tenten...
Ahhhh buda olmayacak başa sarıp hepsini karalayıp
Aaa bak bide hiç göremedim ben ayaklarını,
Bir keresinde dans ederken batmıştı tırnağın ayağıma ondan mı acaba demiştim,
Sonra kolların gelmişti çok sonraları aklıma
Hipertiroidi ilaçları sivilce yaparmış...
Bunların artık yükümlülüğü yok
Kaybetsem hükümsüzdür derdim
Ama kayboldum...
Ömür Hanım'dı, Taş Parçaları'ydı derken
Sigaranın dumanına amors durdum,