Ama kadınlar için her zaman girişilecek iki devrim vardı: Birincisi erkeklerle birlikte, herkesi baskılayan rejime karşı; ikincisi de bölgeyi saran kadın düşmanlığına karşı.
Tunus anayasası Arap dünyasında erkekler ve kadınları eşit olarak tanıyan ilk anayasa oldu. Devrimden sonra Mısır'da kurulan ilk meclisteki mevkidaşlarının aksine Tunus'un kurucu meclisindeki kadın İslamcı meclis üyelerinin tamamı ataerkinin neferi değil.
El-Karadavi'den biraz daha bilgelik buyurun: Bakirelerin "sabırlı" olup mastürbasyon tahrikine direnmeleri gerekiyormuş! Dahası var, kendisi kadın mastürbasyonunun erkek mastürbasyonundan "daha tehlikeli" olduğunu iddia ediyor ve gerekçesi de şu: Bir bakire parmaklarını ya da başka nesneleri vajinal kanalına sokarsa kızlık zarını delebilir ve bu durumda ailesiyle müstakbel kocası onun evlilik öncesi seks yaparak zina işlediğini düşünecektir.
Devlet, kadınları ve erkekleri benzer şekilde cezalandırıyormuş gibi görünürken, kadınların özel bir baskıya maruz kalacak şekilde ayrı tutul duğunun farkına varmak zorundalar.