" Yürürken , kendine güvenin ve cesaretin sahici göstergesi yavaşlıktır . Fakat burada tam anlamıyla hızın zıddı olmayan bir yavaşlıktan söz ediyorum. Bu öncelikle adımların son derece istikrarlı olmasıdır, yeknesaklıktır. İyi yürüyüşçü süzülerek gider ve adımları yarım daireler çizer. Kötü yüruyüşçüyse bazen hızlı ilerleyebilir, süratlenebilir, sonra yavaşlayabilir. Hareketleri kesik kesiktir, adımları köşeli açılar çizer. Aniden kazandığı hızın ardından soluk soluğa kalır. Coşkuyla hareket etmenin, bedeni itip kakmanın sonucu kan ter içinde kalmış kıpkırmızı bir surattır. Yavaşlık tam olarak aceleciliğin zıddıdır. "
" Enerjiyi heba ederek değil , enerjiyi harekete geçirerek ilerlemek , ayakları yere sağlam basıp bedeni yavaşça kaldırmak, sonra da dengeyi yeniden tutturmak önemlidir. "