- Götürelim beyim, otel isterseniz.
Uyanıklar, yabancıyı nasıl da tanırlar.
Burası neresi?
Ne önemi var,
İşte İstanbul'a diye yola çıkmış, meçhul bir istasyonda inmiştim.
Elimde bir kötü bavul ve daktilo kutusu
Babanın oğlu olmuştum işte.
Onun gibi muzip gülümsedim.
Adama"Hadi bakalım" dedim.
- Bunu da al
- Olmaz, onu alamam.
- Al oğlum, al diyorsam sebebi var.
Bu alet yanında oldukça ben yanındayım demektir. Bu aleti tıkırdatmaya başladığında ben konuşuyorum demektir.
Bu alet sustuğunda...
Gerisini getiremedi.
İkimiz de aynı anda davranarak birbirimize sarılmıştık...