Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapisinı örtenin perdesini çekenin Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın Duvarları ancak çarpinca görenin Canı cehenneme başkasının yangınıyla Evini ısıtıp yemeğini pişirenin.
Bahçesine dek gelen alevleri Şehrayin sanan aptalın
Canı cehenneme,camlarında Parçalanmış cesetler uçarken Bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın. Mutfakla yatak odası arasında Çarşilarla gövdesi bencillik hırsi Yilgınlıkla yenilgisi arasında Dünyayı tüketenin canı cehenneme.
Orda dağlar bir mezarlık Bulutlar kan salkımı sular toprakta düğüm Orda evler oda oda kanarken Burda yeşerenin cani cehenneme.
Ey bir halkın gözyaşıyla ruhunu yıkayan kin Ey zulümle yükselen başarı Ölü sayısına endeksli maaş;
Uzun masallar ardında mağrur Boynunda ölüm çaniyla oturan güç Senin de senin de canin cehenneme Ey sultan hamit tugral korucu alaylari Kardeşi kardeşe kırdıran siyaset. ..
Bir gün elbet bir gün elbet Örter üstünü bu ağır yanlışın Sevgiyle, yalnızca sevgiyle işlenen Bir dal incelik,bir simli gülüş Bir kardeş mavi.
ŞÜKRÜ ERBAŞ