Dilara ikiz

Dilara ikiz
@Dilara_ikiz
Puan vermedi·104 syf.··
2020 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 19:20
Konusundan kısaca bahsedersek, bir pilot, uçağının motorundan bir parça kırılması sebebiyle Sahra'ya acil iniş yapmak zorunda kalıyor. Çölde okyanusun ortasında sal üzerinde kalmış gemiciden bile daha yalnız kalan pilot, gün ağarırken sevimli bir ses ile uyanıyor ve karşısında Küçük Prens'i görüyor. Küçük Prens ile konuşmaya başlayan pilot, onun küçük bir gezegenden geldiğini, Dünya'ya gelmeden önce altı gezegen gezdiğini öğrenir. Bu altı gezegeni dolaşırken; kral, kendini beğenmiş, alkolik, iş adamı, bekçi ve coğrafyacı ile tanışmıştır. Yedinci gezegen olarak Dünya'ya gelmiştir. Bu yolculuk sırasında neler öğrendiğini anlatır Küçük Prens bize. Çocuk kitabı olarak bilinse de yetişkinlere de hitap eden bir kitap. Çocukların çevresini anlamasını sağlarken yetişkinlerin dönüp kendisine bakıp yargılamasını sağlıyor. Küçük prens; bir çocuğun gözünde yetişkinlerin dünyasını nasıl gördüğünü anlatıyor. Her cümlesinde durup düşünüyorsunuz. Çocukların engin hayal dünyası olduğunu, yetişkinlerin ise nasıl her şeyi tekrar ettiğini fark ediyoruz. Büyüdükçe çocukluğumuzun masum duygularını kaybediyoruz, sayıların içerisine giriyoruz, yalnızlaşıyoruz belki bencilleşiyoruz belki kibirleniyoruz... Fakat mutlu olamıyoruz. Çocuklar gibi mutluluğun en küçük şeyde olduğunu hatta belki yanı başımızda olduğunu fark edemiyoruz. Çocuklar bu koşturmaca içinde ne aradığını biliyor ama biz yetişkinler bunu da bilmiyoruz. Çocukları ne düşündüklerini, anlatmaya çalıştıklarını anlayamıyoruz. Bu yüzden onları anlaşılmaz buluyoruz. Peki ya biz anlaşılmaz kişilersek? Çocukların hayal güçleri karşısında bizim hayal gücümüz zayıf kalıyorsa? Onlarla konuşabilmek çok basit sadece kalbimizi açmamız gerekiyor. Fakat biz yine bir yetişkin olarak mantığımızı sokuyoruz. Kitap yetişkinlerin ve çocukların
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Nilüfer Yayınları · 2025280,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·140 syf.··
2020 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 20:49
Kitabın konusundan kısaca bahsedersek, kitap "Yeraltı" ve "Notlar" olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde (Yeraltı) gizemli karakterinin kendini tanıtması, İç dünyasını ele alma, kendi iç hesaplaşmasını ve yeraltına iten sebepleri açıklıyor. İkinci bölümde (Notlar) ise birinci bölümde anlatılanları örnek niteliğinde karakterin başından geçmiş olayları anlatıyor. Kitaba değinmeden önce bu kitap ile ilgili araştırma yaptım ve kısacık buna değinmek istiyorum. Dostoyevski bu kitabı sürgünden döndükten sonra yazmış. Sürgün sırasında kötü günler geçiren Dostoyevski kardeşi Mihail' e yazdığı mektuplarında "mezara gömülmüş bir insan" olarak yaşadığını ve diğer mahkumların ona eziyet ettiğini ve bir "böcek" gibi davrandıklarını yazmış. 1858 yılında ise cezası bitmiştir. Bu bilgiyi neden anlattığıma gelirsek; bence Dostoyevski bu kitabı yazarken kendi yeraltına çekilmiş, ordaki iç dünyasını ve düşüncelerini bu kitaba da yansıtmış. Çünkü kitaptaki kahraman kendisini bir "böcek" gibi hissettiğini hatta "böcek" dâhi olamadığını söylüyor. Aynı şekil kitapta "kırk yaşındayım artık, şaka değil; kırk yıllık koca ömür," dediğini görüyoruz. Bu kitabı 1864 yılında 43 yaşında yazmıştır. Bana kalırsa geçmişe bakarak hayatı sorgulamış Dostoyevski. Kitap sohbet havası ile yazılmış. Sanki karşınızda yazar varmış gibi hissediyorsunuz. Kitapta Dostoyevski hayatı sert ve tüm gerçekliği ile insanın yüzüne vurmuş. Kitabın birinci bölümünde sıkılabilir ya da kopukluk yaşayabilirsiniz. Çünkü birinci bölümde direkt karakterin iç dünyasına ve düşüncelerine giriyorsunuz. Dostoyevski her bölümde pat diye size bir soru yöneltiyor. Eğer kopukluk yaşadıysanız soruyu yanıtlayamıyor hem de bölümü başa almak zorunda kalıyorsunuz. Ben bu konuda biraz zorluk çektim. Ama belki siz çekmezsiniz.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma