Kader B.

Kader B.
@Dilasa_777
Sadece kitaplar ilgimi çeker
Puan vermedi·282 syf.··
2023 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2023 00:59
Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsaydın şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün… Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?” Bu sözle Hayatınızı baştan yazmak ister miydiniz? Peki, size böyle bir şans verilse nasıl kullanırdınız? Gece Yarısı Kütüphanesi’ne hoş geldiniz. Gece Yarısı Kütüphanesi, Matt Haig’in en ünlü eserlerinden biridir ve okuyucuları derin bir felsefi düşünce yolculuğuna çıkarır. Roman, ana karakter Nora Seed’in hayatını yeniden yazma şansı verildiği gece yarısı kütüphanesinde geçmektedir. Kitapta, hayatın anlamı, seçimlerin etkisi ve insanın kendini tanıma süreci hakkında önemli mesajlar verilmektedir. Haig’in akıcı ve sürükleyici dili, okuyucuları hikayenin içine çeker ve kitap boyunca ilgisini korumasını sağlar. Kitabın konusu, özellikle kendini yetersiz hisseden veya hayatından memnun olmayan insanlar için büyük bir ilham kaynağı olabilir. Nora Seed’in hikayesi, insanların hayatındaki seçimlerin ne kadar önemli olduğunu ve bu seçimlerin insanların hayatlarını nasıl şekillendirebileceğini anlamalarına yardımcı olabilir.Gece Yarısı Kütüphanesi, Matt Haig’in sıra dışı bir kurgu ile birlikte hayatın anlamı, seçimlerin etkisi ve insanın kendi hayatını şekillendirme gücü hakkında derin bir felsefi düşünce içeren romanıdır. Kitap, ana karakter Nora Seed’in hayatını sonlandırmaya karar vermesi ve ölümünden sonra kendisini gece yarısı kütüphanesinde bulmasıyla başlar. Nora’ya burada yaşamını yeniden yazma şansı verilir ve kütüphanedeki her kitap, okuyucusunun hayatını anlatır. Her kitap, bir seçim yapma fırsatı sunar ve Nora, seçimlerini yeniden yaparak
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·120 syf.··
2023 30. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 15:09
V. Woolf kendisinden talep edilen bir konuşma kapsamında nehir kıyısında düşünme aşamasında kadının yazabilme ortamının oluşabilmesi için onun kendine ait bir odası ve parasının olması zorunluluğunu savunmaktadır. Bu görüşünde haksız olduğunu söylemek çok da zor değil. Bu görüşü neden savunduğunun aşamalarını sunacağını, dudaklarından belki de pembe yalanlar dökülse bunların arasına harmanlanmış gerçeklerin daha baskın bir duruş sergileyip savını unutmamaları gerektiğinin direticisidir. V. Woolf kadınların yazım dünyasında neden olmadıklarının, neden içlerinden bir Shakespeare çıkamadığının izahatını en güzel şekilde ele almaktadır. Bilginin en büyük kaynağı bir alana, İngiltere gibi bir ülke de bile erişim sağlayamadığı bir ortamda, kütüphanelere girebilmek için bir refakatçi ya da dekan tarafınca gönderilen bir tavsiye mektubu olmadan giremediği ortamda içindeki cevheri nasıl başka türlü sergileyip de gözler önüne seremez. Bu onların en büyük duvarlarından yalnızca birisi. Erkekler cinsiyetleri sayesinde diledikleri gibi erişim sağlayabildikleri bir servete sahip olduklarının farkında olmadan yaşıyorlardı. Belki de, kendi annelerinin hatta büyük annelerinin dahi neden böyle bir servetin sahibi olamadıklarını hiç düşünmeden… Kadınların avantaj sağlayabilecekleri farklı konularda avantajları olsa bile bu avantajlarını kullanma aşamasında maalesef söz sahibi değiller. Eğer gerçekten özgür olsaydı kendilerine çok yakın hissettikleri arkadaşıyla yapmış oldukları sohbetlerin ana teması arkeoloji, botanik, fizik gibi daha bilimsel bir iletişime dayalı olacağını fakat tüm bunlara fırsat bulamadan mevcut durumlarını nasıl iyileştirebileceklerini değerlendirmişlerdir. Eğer kendi cinsiyetlerinin tıpkı cinsiyetleri nedeniyle sahip oldukları servet kapsamında onların kullanımına
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Can Yayınları · 202248,3bin okunma
10/10
·70 syf.··
2023 28. kitabı
“Büyük kuramlar geliştiriyoruz, ruhen uyumlu olmak istiyoruz, her şeyi kılı kırk yararcasına sınamak istiyoruz, ama sonunda başka hiçbir işarete bakmadan anın bahşettikleriyle seçiyoruz birbirimizi.” Lou Andreas- Salomé' den Ruth' tan sonra okuduğum ikinci eser Feniçka. Feniçka,Moskova’da doğmuş, küçük yaşlarda Güney Almanya’ya ve İsviçre’ye gitmiş, sonra burada üniversite eğitimine başlamış; ders vererek, her türden çeviriler yaparak azimle eğitimini sürdürmüş, sonrası üniversite eğitimini tamamlayarak kendini ait hissettiği Rusya'ya dönmüş ve öğretmen olarak hayatını kazanan bir karakterdir. Eser bize ne anlatıyor? Lou Andreas-Salomé modern anlamda “feminist” olarak tarif edilemese de, bağımsız ve özgürlükçü yaşamıyla kuşaklar boyu feministler için bir rol model oldu. Eserinde bağımsız, özgürlükçü kadın moledi idealize ediyor. Kendi özel yaşantısından kesitler görmek mevcut. Eserde anlatıcı psikolog Max Werner, Feniçka üzerinde yol alarak tanıştıkları ilk an ve ayrıldıkları son ana kadarki süreçte cinsiyetsiz kız- arkadaşlık modeli arkadaşlıklarında kadınların varlığı, kimliği, eğitim, sosyal konum, aşk, evlilik vb. konularda Feniçka ile tartışıyor . Üniversite eğitimi alan, çokbilmiş her kadını itici bulan ve kadınların dünya ve ilişkilere ait bilgileri erkeklerden öğrenmesi gerektiğini düşünen Max Werner; güçlü, kişilikli, kararlı, Feniçka sayesinde o zamana kadar kadın dünyasına ait bilgi, bilgi, düşünce ve duygular alt üst olur. Kadını bağımsız özgür bir birey olarak kabul etmeyi öğrenir. İncelemeyi eserden alıntı olarak paylaşmadığım , eserin içeriği hakkında fikir verecek bir kaç alıntı ile bitirmek istiyorum. Max Werner: “Aşk ve evlilik arasında böyle bir ayrım yapan bu parlak fikir aklıma gelmedi hiç. Eğer aşkından eminsen evlilik hayatının zorluklarından da
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma