Helen Woolley'in Chicago üniversitesindeki doktora tezi, kadınların biyolojik olarak erkeklerden aşağı olduğu yolundaki Darwin'ci düşüncenin ilk deneysel testi idi. Zamanında Darwin'in bu düşüncesinin, hiçbir bilimsel araştırma ihtiyaç duyulmayacak kadar net ve açık olduğu düşünülmüştü(James,1994).
Helen 25 kadın ve 25 erkek deneğe, motor yeteneklerini, duyusal eşiklerini (tat alma, koklama, işitme, ağrı ve görme), düşünsel yeteneklerini ve kişisel özelliklerini ölçmek amacıyla bir test bataryası verdi.
Sonuçlar duygusal işleyişlerde cinsiyete dayalı bir farklılık olmadığını, düşünsel yeteneklerde ise önemsenmeyecek kadar küçük bir farklılık olduğunu gösterdi. Bundan başka veriler, hafıza ve duyusal algı alanlarında kadınların erkeklerden biraz daha nitelikli olduğunu ortaya koydu. Woolley bu farklılıkları biyolojik belirleyicilerinden çok sosyal ve çevresel faktörlere -çocuk yetiştirme tarzındaki farklılıklara ve kızlara ve erkeklere yönelik beklentilerin farklılıklarına-affederek o güne dek görülmemiş bir adım atmıştı.