Ben geçmişimi nerede saklayacağım? Geçmişinizi cebinizde saklayamazsınız; onu koyacak bir eviniz olmalı. Benim gövdemden başka bir şeyim yok; yapayalnız bir adam salt gövdesiyle anıları saklamaktan keyif alamaz. Anılar üzerinden geçip gider onun.
Birbirimizi sevdiğimiz sürece en önemsiz anların, en hafif acıların bile bizden kopup geride kalmasına göz yummamıştık. Sesleri, kokuları, gün ışığının nüanslarını, hatta birbirimize açıklamadığımız düşünceleri bile alıp götürmüştük, böylece canlılıklarını yitirmediler: Bugün dahi bize acı ya da sevinç veriyorlar. Bir anı değil; söndürülmez ve yakıcı bir aşk, geriye çekilmek, gölgeye ya da bir kuytuya sığınmak imkansız.
Her istediğimizi yapabileceğimizi sandığımız anlar vardır, önden gidebilir, geri dönebilirsiniz, bunların önemi yoktur. Öte yandan, anların sıkıştığı, yeniden başlamamızın olanaksız olduğu ve atışımızın boşa gitmemesi gerektiği başka anlar da vardır.