Gözlerini açtığında Veronika, " Burası cennet olmalı" diye düşünmedi. Cennette odaları florida ışıkla aydınlatmazlardı kesinlikle ve de ânında başlayan sancı tipik bir dünya sancısıydı. Ah, bu dünyanın acıları hicbir şeye benzemez, hemen anlaşılır.
Yirmi dört yaşında ve geçirebileceği her türlü yaşantıyı geçirmiş olan Veronika -ki bu da az bir şey sayılmazdı- her şeyin ölümle son bulacağından hemen hemen emindi. İntiharı bu yüzden seçmişti ya işte: en sonunda özgürlük, sonsuza varan unutuş.
Kitabı biraz önce bitirdim ve şunu söyleyebilirim ki beklediğimden kat kat fazlasını aldim. İlk başta genç kurgu ve fantastik karışımı klasik bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm. Çerezlik gibi. İlk 100 sayfa boyunca kitabın geçtiği evreni tanıyoruz, bazı ufak olaylar oluyor sadece. Sonraki sayfalarda kitap bir anda akmaya başlıyor. En çok dikkatimi çeken nokta ihanet duygusunun nasıl ve ne kadar derine inebileceğiydi. (Spoiler) Maven'ın böyle bir kötülük yapacağını kitabın ortasında anlamıştım. Mare'a abisinin ona aşık olduğunu söylemişti. Buna rağmen Mare'i öpüp, onu kullandı. Abisine değer verseydi bunu yapacağını zannetmiyorum. Kitabın Her noktası o kadar iyi kurgulanmıştı ki. Son zamanlarda okuduğum en iyi fantastiklerden biriydi kesinlikle. Mare'in herkesi elinde oynattigini zannedip Maven'ın elinde kukla olması ayrı bir göndermeydi bence. Cal karakterinin annesi hakkında ikinci kitapta daha fazla bilgi edineceğimi düşünüyorum ve Cal'i de daha fazla okumak istiyorum.
Kızıl KraliçeVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 20153,451 okunma