“Ahmed Arif’ in şiiri bir bakıma Nazım Hikmet çizgisinde, daha doğrusu Nazım Hikmet’ in de bulunduğu çizgide gelişmiştir ama iki şair arasında büyük ayrılıklar var.
Nazım Hikmet, şehirlerin şairidir. Ovadan seslenir insanlara, büyük düzlüklerden. Ovada akan büyük ve hareketli bir ırmak gibidir. Uygardır. Ahmed Arif ise dağları söylüyor. Uyrukluk tanımayan, yaşsız dağları asi dağları. Uzun ve tek bir ağıt gibidir onun şiiri. Daha deniz görmemiş çocuklara adanmıştır. Kurdun kuşun arasında, yaban çiçekleri arasında söylenmiştir, bir hançer kabzasına işlenmiştir ama o ağıtta, bir yerde, birdenbire bir zafer şarkısına dönülecekmiş gibi bir umut, bir sanrı, daha doğrusu bir hırs, kesin bir parıltı vardır…”
Giden gitmiştir hüznü ayaklandırmak boşuna📝