" Bak ayağımızın altındaki toprağa, ne buluyorsun? Donmuş, simsiyah bir renk...Of! O siyah tabakaları parçalayarak içeriye bak in ,in, in, ne kadar inebilmek mümkünse o kadar in, ne buluyorsun? O siyahlar içinde ne buluyorsun? Siyah... Daima siyah"
"Bak şu sema'ya, ne görüyorsun, mailiklerden meydana gelmiş bir derya.. Gözlerinle onun içine girmeye çalış, o mailikleri yırtmak için uğraş, ne görüyorsun? Mai.. Daima Mai..."