Bana yazdıklarına, kulağıma gelenlere bakınca senin için haklı bir umuda kapılıyorum. Bir oraya bir buraya koşmuyorsun, bir sürü yer değiştirerek huzursuz olmuyorsun. Bu çırpınışlar hasta bir ruha göredir; olgun, dengeli bir ruhun ilk belirtisi, bence bir yerde duraklaması, kendi kendisiyle kalabilmesidir. ‘’Birçok yazarı, her türden kitabı okumanın belirsiz, kararsız bir yanı olabilir mi?’’ diye de bir gözden geçir bakalım! Ruhunda sürekli olarak yerleşip kalacak bir şey elde etmek istersen, seçkin değerlerle bir arada kalman, ondan beslenmen gerekir. Her yerde olan hiçbir yerde değildir. Yaşamını kona göçe geçiren insanın şu gelir başına: Birçok konukluğu olur ama hiçbir dostluğu olmaz.
‘volkanların çelişkisi hem yıkımın hem de yaşamın sembolü olmalarıydı. yavaşlayarak soğuyan, katılaşan lavlar zamanla toprağa -verimli, bereketli bir toprağa- dönüşüyordu.’
Doğanın bir parçası olmak yaşama isteğinin de parçası olmaktı. Bir yerde uzun zaman kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz.