“İnsanın en anlamlı zamanları bazen bir ağacın altında otururken kendi iç sesinde yankılanır. Dış dünyanın gürültüsünden sıyrılıp kendi iç sesimizle baş başa kaldığımızda, en dürüst ve en net sesleri o an duyarız. Çünkü kendimizle baş başa kalırız.
Bu anlarda ne rol yaparız ne de gerçeği saklamaya çalışırız. Duygular, hatıralar, hayaller özgürce ortaya çıkar. Bu sessiz diyaloglar, farkında olmadan kalbimizin en derin yerinde sakladığımız hisleri açığa çıkarır. Ve belki de en önemlisi, bize kim olduğumuzu hatırlatır.”