Sessizliğin rahminde yeşeren o kadim lisan,
Gözlerinde mühürlenen bir hakikat gibi şimdi.
Zamanın ötesinde, her zerremize nakşedilen bu cevher,
Bizi bizden alan o mukaddes boşluğun en zarif resmi.
Zihnimin koridorlarında yankılanan o ağır pranga,
Bir dokunuşunla çözüldü, hürriyetine kavuştu ruhum.
Artık ne kelimeler kâfi, ne de sessizlik dilsiz;
Varlığın, karanlığımin içinde doğan en berrak ışıǧim
Bir yumruk kadar yerin içindeki sonsuzda yaşatacağım bir tek seni.