Paulo Coelho'nun sanırım en güzel romanı. Özellikle kitabın sonunda verdiği mesaj çok harika...
Simyacı, İspanyadan kalkıp Mısır piramitlerine rüyasında gördüğü hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun hayatının felsefik öyküsü...
Her insan hayallerini ve mutluluğu uzaklarda arar fakat aslında onlar hep yanı başımızdadır. Hayattaki mutluluğumuz bazen bize uzak gibi görünse de çok yakınımızda olabilir. Bunu geç de olsa anlamak bize hayatın tadına varmamızı sağlar...
Simyacı'yı okurken elimin altında fosforlu kalem olsaydı, kitabın yarısını işaretlerdim.
İnancın sadece Tanrıyla alakası olmadığı kitapta o kadar güzel anlatılmış ki, özellikle yolunu bulmaya çalışan, arayış içinde olan insanlar için rehber niteliğindedir.
"ve bir şey istediğin zaman, bütün evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar."
Kitapta o kadar çok mesaj vardır ki hepsi birer yol gösterici niteliğinde...
Paulo Coelho kitabinin arkasına "Simyacıyı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor." yazmış bir kitap anca bu kadar güzel anlatılabilirdi...