“ Yetişkin depresyonunun en yaygın sebebi, insanların bugün yaşadıkları olaylar değil, çocukken ebeveynleri ile olan ilişkilerinde nasıl sakinleşeceklerini öğrenmemiş olmaları.”
“ Ama duygular, yaşanmalarına izin verilmediğini ortadan kaybolmazlar. Sadece saklanırlar, kokuşup/iltihaplanıp ileride bir zaman sorun yaratırlar. Şunu düşünün: ne zaman en yüksek sesinizle bağırmak istersiniz? Duyulmadığınız zaman. Duyguların duyulması gerekir.”
“Ortalık tavsiye kaynıyor. Bazıları size, ailenizdeki ve ilişkilerinizdeki küçük meselelere takılmamanızı tavsiye ediyor. Diğerleri ise tam tersini söyleyip, küçük sinir bozukluklarını büyümeden çözmenizi. Bence esasen, kendimiz farklı hissediyor olsak da karşımızdakinin nasıl hissettiğini anlamayı, onun hislerini paylaşmayı ve umuyorum ki karşılığında da hissettiklerimizin paylaşılmasını amaç edinmeliyiz. Söylediklerinin dinlenmesi, anlaşılması ve empati kurulması, herkes için faydalı olur. Bunu ailenizde bir öncelik haline getirin.”
“Aynı şeyleri hepimizin farklı deneyimlediğini unutmamamız gerek. Hiç kimse, deneyimi bizimkinden farklı olduğu için hatalı değildir. Kimin “doğru” deneyimi yaşadığı gibi tartışmalara girmektense, bu tür farklarlara saygı duymak gerekir.”
Hem kendi duygularınızı fark edin hem de karşınızdakinin duygularını dikkate alın. Bunun anlamı, kendinizi "doğru", karşınızdakini "yanlış" veya kendinizi "akıllı", karşınızdakini "aptal" kabul etmek demek değildir. Bir ilişkiyi ya da bir aileyi, içindeki insanların haklı olmakta ısrar etmesi kadar yıpratan bir başka şey yoktur."Doğru", "yanlış" üzerinden düşünmek yerine, her ikinizin de nasıl hissettiği üzerinden düşünün.