İnsanı işbirlikçi dizgenin denetiminden, “tasnifinden” kurtardı; kendi ayakları üzerinde durmasına ve şansını denemesine izin verdi. İnsan kendi yazgısının efendisi haline geldi, risk de, kazanç da kendisinindi artık. Bireysel çaba onu başarıya ve ekonomik bağımsızlığa götürebilirdi. Para insanları eşitleştiren bir öğeydi şimdi ve doğuştan da kasttan da daha güçlü olduğunu göstermişti.
İster keşiş olsun, ister bir mahpus, ister bir günahkar ya da alçak, serseri, insanoğlunun ilk düşüncesi, yazgısını paylaşan bir arkadaşının olmasıdır… Bu çok güçlü istek olmasaydı şeytan kendine arkadaş bulabilir miydi?